Categorized | İslami Konular

Ramazan Bayramı

Değerli Müminler!

Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan mübarek Ramazan ayını, dün akşamki iftarla yolcu ettik ve bugün de bayrama ulaştık. Bayram, Cenab-ı Hakk’ın müslümanlara ihsan ettiği büyük bir lütuftur. Bu bayramın, aziz milletimiz ve bütün İslâm âlemi için hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan dilerim.
İbadet ve hayırların, Allah katında en çok kabule şayan olduğu ramazan ayı boyunca, Rabbimize karşı kulluk görevlerimizi, gücümüz yettiğince yerine getirmeye çalıştık. İrademizi güçlendiren, nefsimizi terbiye eden orucu, Allah rızası için hem bedenimizle hem ruhumuzla tutmaya gayret ettik. Yüce Mevlâ’ya kul olmanın şuuru içinde, günahlarımızdan tövbe ve istiğfar ettik. Kalplerimizi kötülüklerden arındırmasını Yüce Mevlâ’dan istedik. İnşallah “Temizlenen, Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir” [1] meâlindeki âyetin müjdesine layık ve mazhar olmuşuzdur.

Muhterem Müslümanlar!

Ramazan ayının sonunda müminler; bayramı, engin bir sevinçle karşılarlar. Bayram süresince birbirlerini ziyaret ve tebrik ederek, dostluklarını pekiştirirler. Birbirlerine hediye sunar, ikramda bulunurlar. Zira müslüman inanır ki, “Farz ibadetlerden sonra, Allah katında amellerin en faziletlisi, müslümanı sevindirmektir” [2]. Sevgili Peygamberimiz böyle söylüyor.
Müslümanlar, bayram vesilesiyle Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve mağfiretine nail olabilmek için, iyilikte, hayırda ve yardımlaşmada birbirleriyle yarışırlar.

Zira müslüman inanır ki bayramlar, dinî heyecanın yanında, sosyal huzurun gelişmesine ve millî dayanışmanın pekişmesine de vesile olan en güzel fırsatlardır. Bu itibarla, müslümanlar zekat ve fitre gibi hayırlarını bayramdan önce dağıtmaya önem verirler. Böylece zenginiyle, fakiriyle bütün müminlerin huzur içerisinde bir bayram geçirmelerine katkı sağlarlar.

Kıymetli Müminler!

Bayramlarda herkes neşeli olur. Ancak çocuklar, büyüklerden daha çok sevinç ve heyecan duyarlar. Bu sebeple onlarla, böyle günlerde daha çok ilgilenmeliyiz. Onları mutlu edebilmek için, gerekli fedakarlığı göstermeliyiz. Dinî ve millî adetlerimizi onlara da öğretmeliyiz. Bu arada birbirimize karşı olan sevgi ve saygımızı daha da artırmalıyız, kırgınlık ve küskünlüklere son vermeliyiz. İslâm’ın sevgi, saygı, barış ve bağış dini olduğunu unutmamalıyız. Milletçe dost geçinmeye, hoş geçinmeye azmetmeliyiz.
Sevgili Peygamberimizin de bildirdiği gibi birlikte rahmet, ayrılıkta felaket olduğunu unutmamalıyız. Bu arada, ramazanda kazandığımız iyi ve güzel alışkanlıklarımızı devam ettirmeliyiz. Ramazandan sonra da kötü huy ve davranışlara da tekrar dönmemeliyiz.

Aziz Kardeşlerim!

Yeni bir bayrama kavuşturduğu için Rabbimize şükrediyoruz. Bu vesileyle bütün din kardeşlerimizin ramazan bayramını en kalbî duygularla tebrik eder, Cenâb-ı Hakk’ın yardım ve mağfiretini niyaz ederim.
________________
[1] A’la, 87/14-15.
[2] Fethü’l- Kebîr, c. I, s. 46.

M. Zeki KURUN
Ümraniye Cezaevi Vaizi


Bunlarada Gözatın

Bu Konuya Yorumunuzu Sizde Yapin

Facebook Grubumuza Katılın

Arşivler