إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ(1)
Ramazan Bayramı
Muhterem Müslümanlar!
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan on bir ayın sultanı Ramazan ayını geride bırakarak, sevinç, neşe ve kardeşlik duyguları içerisinde ramazan bayramına kavuşmuş bulunuyoruz.
Bizi böyle güzel bir güne kavuşturan Allah’a sonsuz hamdu senalar olsun.
Bu gün, bir taraftan Ramazan Ayını uğurlamanın üzüntüsünü yaşarken, diğer taraftan da Bayrama erişmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Ramazan ayı boyunca orucun manevî terbiyesini, sahur ve iftarın bereketini, teravihin coşkusunu, Kur’an’ın feyzini derinden hissederek gönüllerimizi coşturduk, maneviyatımızı tekrar tazeledik.
Böyle ulvi ve güzel duygularla bir bayram sabahında camileri doldurmuş bulunuyoruz.
Aziz Mü’minler!
Bayramlar, kalplerin yumuşadığı, sevinçlerin paylaşıldığı, akraba ve komşuların ziyaret edildiği, yetimlerin sevindirildiği, misafirlerin ağırlandığı, sevinç ve mutluluk günleridir.
Bayramlar sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Bu güzel günler vesilesiyle, başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, komşularımızı, eş dost ve akrabalarımızı ziyaret etmeliyiz.
Ziyaret edemediklerimizi de en azından telefon ve diğer iletişim araçlarıyla ulaşarak gönüllerini hoş edip hayır dualarını alalım. Zira bayramı bayram yapan tatlı söz, güler yüz ve insan gönlüne girmektir.
Bayramlar aynı zamanda dargınlıkların ve kırgınlıkların bir kenara bırakılıp küslüğü bitirme günleridir ki, Sevgili Peygamberimiz gönüllerimizin ağır yükü olan küskünlükle ilgili olarak: “Bir kimsenin Müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir”(2) hadisi ile aramızdaki dargınlıklara ve küskünlüklere son vermemizi tavsiye etmektedir.
Bayramlarımız, millet olarak kimliğimizin önemli bir parçasıdır. Kimliğimizin bu önemli unsurunu gelecek kuşaklara aktarmak İslâmi bir görevdir.
O halde bu güzel günlerin manevi anlam ve önemini çocuklarımıza hem yaşayarak hem de anlatarak öğretelim.
Değerli Cemaatim!
Her zaman olduğu gibi, bayram günlerinde de dinimizin emrettiği şekilde çevremizdeki insanlara iyi davranmalı, incitici ve zarar verici davranışlardan uzak kalmalı, evlerden evlere barış, huzur, sevinç, müjde ve kardeşlik duygularımızı taşımalıyız.
Bu güzel ve özel günlerde bizlerden sadaka, dua ve fatiha bekleyen vefat etmiş yakınlarımızı da unutmayalım.
Ramazan ayında kazandığımız ibadet alışkanlığımızı, güzel hasletlerimizi, huy ve davranışlarımızı ramazandan sonra da sürdürelim.
Bu mübarek bayram gününde yurdumuzda ve dünyanın çeşitli bölgelerinde zor durumda olan Müslüman kardeşlerimizi de dualarımızda unutmayalım.
Cami çıkışında birbirimizin bayramını tebrik etmeyi ihmal etmeyelim.
Bayramımız camilerden başlasın, evlere taşınsın, bütün yeryüzüne yayılsın.
Bu duygularla Ramazan bayramının bugüne denk gelen zafer bayramının insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyor, bayramların ülkemiz, milletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
________________
1-Müslim, Birr,8
2-Hucurât, 49/10.
”Ramazan Bayramı” hutbesini buradan indirebilirsiniz


