وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِى سَبِيلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًا
بَلْ اَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ
İSLAMDA ŞEHİTLİK VE GAZİLİK
Muhterem Müslümanlar!
Allahü Teâlâ’nın bizlere vermiş olduğu en kıymetli nimetlerden biri de hayatımızdır. Hayatımızı mutlu bir şekilde devam ettirerek Rabbimize olan kulluk vazifemizi tam anlamıyla yerine getirebilmemiz için akıl, can, din, mal ve neslimizin korunması son derece önem arzetmektedir. Bu değerleri korumanın temel şartı, varlığımızı sürdürebileceğimiz bir vatana sahip olmaktır. Ancak, ona sahip olmak kadar onu sürekli koruyabilmek da önemlidir. İşte bu öneme binaen yüce dinimiz İslam, Allah rızası doğrultusunda vatanı ve dini için kişinin canını feda etmesine şehitlik payesi vermiştir.
Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerim’de; “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah’ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.”1 buyurarak Şehitliğin en değerli mertebe olduğunu ifade etmiştir. Şehide bu adın verilmesinin sebebi ise, cennete gireceğine şahitlik edilmesinden, şahadet anında bir takım rahmet meleklerinin yanında bulunmasından, Cenâb-ı Allah’ın mânevî huzurunda rızıklandırılacak olmasından dolayıdır.
Değerli Cemaatim!
Yine, Allah yolunda ve vatan uğrunda savaştığı ve şehit olmayı arzu ettiği halde ölmeyip, sağ kalan kimseye de Gazi diyoruz. Gazi de, şehit olmak ve bu mertebeye yükselmek için savaştığından o da, şehitler derecesindedir. Hatta Peygamberimiz (s.a.v): ”Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı can-ı gönülden isterse, yatağında ölse dahi Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.”2 buyurmuştur.
Allah Rasulü (s.a.v.), birçok hadislerinde şehitliğin önemine vurgu yaparak şehit olanların cennette olduklarının müjdesini bizlere bildirmektedir. Bir başka hadiste ise Efendimiz (s.a.v.), şehitlerin cennetteki durumlarını şöyle tasvir etmiştir: “Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister.”3
Kıymetli Müminler!
Yukarıda geçen ayet ve hadisler ışığında; dinimizin şehit ve gazilerimize müstesna bir yer verdiğini de göz önüne alarak, bize bu cennet vatanı bırakmak için canlarını feda eden şehitlerimizi ve gazi olup da sonradan aramızdan ayrılan dedelerimizi minnet ve rahmetle analım. Onlara dualar edelim. Evlatlarımıza şehitlik ve gaziliğin önemini iyi anlatarak onların zihninde bu kavramların diri kalmasını sağlayalım. Hutbemi bitirirken, tüm şehit ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim, mekanlarını cennet eylesin.
Hazırlayan: Ferdi MENTEŞ / İl Vaizi
____________________________________
1-Al-i İmran, 3/169-171.
2-Müslim, İmâre, 46.
3-Buhârî, Cihâd 21.
“İslamda Şehitlik ve Gazilik” hutbesini buradan indirebilirsiniz


